21 Mart 2012 Çarşamba

.

Bugun sabah herzamanki gibi hazirlandim. Ciktim. otobusteyim. Az once yanimdan Orhan gecti.
Arabada tekti.
Kendimi bi tuhaf hissediorum yarim saattir.
Biraksalar aglicam.
Ama diger yanim o seni tercih etmedi saygisizligin buyugunu oyle yada boyle yalan soyleyerek O yapti diyor.
Moralim cok bozuldu simdi butun gunum berbat gecer artik.
Cok kotu hissediyorum kendimi. Utanmasam otobuste bagira bagira aglayacagim.
Naaptim ona bilmiyorum.
Bana boyle yalan soyleyecegi, benden bu kadar uzaklastiracak ne yaptim bilmiyorum ama cok kirildim.
Burada hic kimsem yok.
Tam kendime bir arkadas buldum ne guzel diyordum.
Simdi yine kimsem yok tek basimayim.
Annemlerde gidiyor.
Iyice yalniz kalacagim.
Offff Yazarken bile agliorum simdi.

Niye boyle oldum simdi.
Offfff sinirlerim bozuldu.

16 Mart 2012 Cuma

ayran ictim bir litre.

Bir litre Yörsan TAM YAĞLI ayran içtim

daha yok mu derim yani.

10 Mart 2012 Cumartesi

Her insan bir tecrübe demişler. - kim demişse artık -

En nefret ettiginiz sey nedir. Yalan degil mi. Evet benm de
en nefret ettigim sey yalandir. Size insanlara güvenmemeniz, ne olursa olsun
yapmaz dediğiniz insanın bile size bir gün Serdar’ın “Dansöz Şarkısı’nda”dediği
gibi Bel kıvırabileceği örnek olay anlatacağım.
==========================================================================
Geçen ay şiddetli kar yaparken bir hayırsever yolda karda
yürümeyim diye arabasına aldı beni. Sonra arkadaş olduk Orhan’la. Her gün
beraber gidiyorduk. Sabahları ben ona “ben uyandım” “gunaydın” diye mesaj
yazıyorum. O da “on dak. Ordayım” “5 dak. Ordayım” diye mesaj atıyor. .

Geçtiğimiz
Çarşamba günü de ben yine “ gunaydın ben uyandım” yazdım cvp
göndermiştim

“gnd. Bende smsni bekliyodum. Ama ben coruma gidiyorum ya bugun malesef
alamıyorum seni, otobana çıkmam lazım”
 Yazmış ben de cvp olarak
“Sorun değil mesajımı beklemene gerek yoktu ki. Söyleyebilirdin . sana iyi yolculuklar
dilerim kolay gelsin”
 yazdım.
Perşembe
günü ben buna hiç birşey yazmadım sabah bana mesj attı sabah 6,21 de

“gnaydın bugun de sincana gidiyorum görüşürz” Yazmış (sincana giderken yol tam ters olduğu için beni almaması normal yani önceden de olmuştu.)
Cuma ben yine mesaj atmadım.  Sabah çünkü artık sanki ağırlıkmışım gibi hissediyordum. Yine sabah mesaj attı bana
“günaydın, ya ben bugunde ofise gidemiyorum, görüşürüz”
Arzu’ya mail atmadan iki dakika önce nedense şeytan dürttü ara dedi içimden bir ses
ofisini 08,51 de arardım.  

“Orhan beyle görüşebilir miyim” dedim.
Telefona bakan kız “Orhan bilmem kim mi” dedi
“hayır orhan Axxxx” dedim.
“orhan Axxx Burdalar veriyorum” dedi.
Ben de telefonu kapattım hemen. Ne konusacam.
Bana ofise gitmeyeceğim diye yalan söyledi.  Ne gerek var buna
==========================================================================
Cok ayip etti bana.
Senden sıkıldım bayiyorsun beni.  
Agirlik yapiyorsun, biktim seni tasimaktan dese bu kadar bozulmaz, uzulmezdim.
Insanlara guvenmemekle cok iyi yapiyorum.
Orhan buna bir kere daha onay verdi sağolsun.
Dusunuyorum bilmeden birsey mi dedim.
Birsey mi yaptim.
Kiracak birsey mi soyledim.
Bilmiyorum.
Bulamiyorum.
Belki de vardir bise ama bilmiyorum herneyse.
Belkide boyle davranmasini bekledigim en son insanlardan biri Orhandi.  
Yaziklar olsun diyorum.
Gercekten bana yalan soylemesi gibi bir saygisizligi hak edecek ne yaptim bilmiyorum
 Bana bu sekilde davranabilecegi kadar degersiz bir aileden gelmiyorum cunku.
Benim icin yaptiklarini unutmayacagim.
Allah razi olsun o kadar getirdi goturdu beni soguk kis gunlerinde.
Zamanından fedakarlık yaptı.
Ben bundan sonra orhan ile görüşmeyi düşünmüyorum. Çok da umuru değildir muhtemelen.  Çok iyi birisi çok kibar birisi vs. düz biri. Her ne olursa olsun.

Ofisi aradığımda Muhtemelen benim aradığımı anlamıştır. Yada ben o psikoloji ile öyle düşünüyorum. Sanırım aynı odada çalışıyorlar. Çünkü burda dedi duymuştur oda duymamışsa da bir bayan aradı orda mı dedi kapattı. Salak değilse anlamıştır.
Yeterince anlaşılır yazdım umarım. Cunku cok moralim bozuldu.
Benim burada kimseye ihtiyacım yok ki.
Karlı havada da ben yürüyorum.
Her sabah da evimin önünden otobuse biniyorum.
7 aydır o evdeyim 6 aydır kendim gidip geliyorum.
Mecbur değil beni götürüp getirmeye ama bu şekilde davranmasına gerek yok.
Beni alamayacagınıda söyleyebilir, almak istemediğini de hatta görüşmek istemediğini de.
Hatta ve hatta ağırlık yapıyorsun yüksün bana bile diyebilir.
Arzucuum bana cok güzel bi mail atmış.
Olabilecek gerekçelerini Her ne olursa olsun sebebi. Bana söyleyebilirdi. Zoruma giderdi herhalde benim de belki.
Ne kadar inceyse de beni kırmamak için düşünmüş olabileceği bu yöntem daha kırıcı. Ben sonuçta bir beklenti içinde değilim.  
Açıkçası kendimi tebrik ediyorum aferin bana ki neden
bilmiyorum sanki öyle davranmam gerekiyormuş gibi sabahları uyandım diye mesaj atmıyordum.
Ben de bilmiyorum sebebi ne.
Bir hafta önce o kötü karlı havada yokuşu araba çıkamadı lastikleri yanma pahasına zorlattı cıkmaya eve kapıya kadar bırakmadı diye benden özür dileyen insan ne oldu da böyle bahane sunarak almıyor onu merak
ediyorum.
Saygısızlık  sonuçta bana böyle davranmasını hak ettirecek bir davranışım bulunmadı.  

Sanırım biraz gurur budalası oldugum için cevap bile vermedim. Moralin bozuk olduğunda ara diyor. Arayınca meşgule atıyor. Cevap bile vermem O’na muhtaç olduğumu gösterir. Çok şukür kimseye muhtaç olmadım. Bu saatten sonra da olmam Allah’ın da izniyle.
Sanırım Arzu haklı.  
SANKİ BENİ ALMAK ZORUNDAYMIŞ, SABAH BANA GELEMEYECEĞİNİ
HABER VERMEK ZORUNDAYMIŞ GİBİ

24 Şubat 2012 Cuma

deneme

deneme bir ki

Vefat.

Dün akşam saat 10'da Emre'nin Babası vefat etmiş.
Sebep: Akciger Kanseri.
Ne yazık ki sigara içen herkesin sonu oldugu gibi.
Çok üzüldüm. Aklıma dedem geldi, anneannem geldi, sevip kaybettiklerim ve onların kayıplarına hissettiğim acı geldi.
Ölümlerden insanı etkileyen ve en tuhaf olanı da gercekten sana çok yakın birinin ölümü oluyor. Bir gün önce var ertesi gün yok!
Bugün Karşıyaka'dan Defin Edilecek.
Allah sabır versin gerçekten.
Üzüldüm Çok.

22 Şubat 2012 Çarşamba

..

niye böyle herşey...
ben çok mutsuzum

13 Şubat 2012 Pazartesi

 

       


herkesin acaba ne giysem derdi yine içime dert oldu ben de  yine paylaşayım dedim :)

Çehov Der ki !!!!!!!!!

Unutma, hakettiği kadardır bir insana verilen değer. Ve aslında herkes, kendi değerini kendisi belirler..


Birileri arkanızdan konuşuyorsa, Onlardan öndesiniz demektir.


[Çehov]

10 Şubat 2012 Cuma

Bugün Ne Giysem ?


























Herkesin bugun ne giysem derdi. içime dert olunca böyle bir yonteme başvurma gereksinimi hissettim.
sanki dolabınızda askıda duruyor da su kırmızı etekle ipek bluz ayy ii oldu ne zamandır giymemiştim diyecek te cıkarıp giyeceksiniz
işte alternatif yoksa kırmızı siyah giyin şarap rengi değilse de siyah giyin giyin yani bişe bulamadınız hiçbişe beyaz gömlek siyah etek giyin gitsin. nasılsa akşam geri cıkaracaksınız.
yarına kadar koooocaaa bir gününüz var ne giyeceğim diye dert etmeki çin
:)

9 Şubat 2012 Perşembe

bugun de bitti. sanırım gitmem zor olacak cunku gercekten siteye otobüs çıkmadığını düşünüyorum.
bir an önce gitmek istiyorum eve. zaten muhtemelen eve kadar yürüyeceğim. ne kötü değil mi.
cılkı çıktı ankaranın iyice.

...

Amma uzak yerde ev tutmusum. Kompozisyon yazilir, film izlenir, gunluk yazilir, uzun uzun dusunulur hakikaten. Cok sukur gunlerim azaldi burda. Ugrasacak mudurumde yok artik. Cok sukur. Istanbula yerlesince hersey cok daha guzel olacak insallah. Annemler gittimi de ben de baslarim kolilenmeye sonra tayin isterim. Sehirler arasi tasinma izni 4 gun zaten baslamam gereken tarih te bir hafta sonra olursa ohh ne guzel bir hafta da ben izin alirim. Insallah Avrupa 1de guzel bir yer olur. Bazen herseyi birakip bir kopruden atlamak geliyor icimden. Moralim bozuluyor. Istedigim gibi olmadi bircoksey iste.

Tek soyleyebilecegim



“Hayirlisi”

7 Şubat 2012 Salı

Charles Dickens 200. dogum günü bugun.











Charles DickensVikipedi, özgür ansiklopediAtla: kullan, ara

Charles John Huffam Dickens

kaynak:  http://tr.wikipedia.org/wiki/Charles_Dickens

Charles Dickens

Doğum 7 Şubat 1812(1812-02-07)

Portsmouth, İngiltere

Ölüm 9 Haziran 1870 (57 yaşında)
Charles Dickens
Higham, Kent, İngiltere



Milliyet İngiliz

Meslek Yazar

Tür Roman



--------------------------------------------------------------------------------



Etkiledikleri[göster]T. Coraghessan Boyle, Fyodor Dostoyevski, George Gissing, Thomas Hardy, John Irving, Edgar Allan Poe, Tom Wolfe, G. K. Chesterton, George Orwell, Ray Bradbury
-------------------------------------------------------------------------------

Etkilendikleri[göster]Honoré de Balzac, Miguel de Cervantes, Victor Hugo, Washington Irving, William Shakespeare
Charles Dickens (7 Şubat 1812 – 9 Haziran 1870), İngiliz yazar.

Hayatı [değiştir]Memur bir babanın oğlu olarak 1812 yılında doğan Dickens'ın ilk yılları refah içinde geçse de babasının borçları yüzünden hapse girmesiyle sefaletle tanıştı. Henüz 11 yaşında iken bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kaldı. 15 yaşında bir avukatın yanına giren genç Dickens, öğrenmeye meraklı olduğu için boş zamanlarında stenografi öğrendi. 1835 yılında Morning Chronicle gazetesine stenograf olarak girdi ve 1835’te “Boz” takma adıyla Boz’un Karalamaları başlığında notlar yayımlamaya başladı.



1837'de ise esas onu ünlendirecek olan Bay Pikvik'in Serüvenleri adlı kitabını yayımladı. Aynı yıl içinde Catherine Hogarth ile evlendi. 1840 yılında ölen baldızı Mary’e ithaf ettiği Antikacı Dükkanı romanını yayımladı.



1840'ta Amerika’ya gitti ve burada büyük bir coşkuyla karşılandı, ama Genel Okur İçin Amerika Notları kendisini o kadar içtenlikle ağırlamış olanlarda şiddetli tepkilere yol açtı. 1843 ile 1846 arasında bol bol seyahat eden Dickens, bu seyahatlerde dönemin ünlü yazarlarıyla tanışma fırsatı buldu. Bu dönemde yine Daily News gazetesini ve Household Words dergisini çıkardı.



1858 yılında karısından ayrılan Dickens, bu dönemden itibaren yine sık sık seyahate çıktı, konferanslar verdi. Ama sonunda çok yoruldu ve Gadshill’deki evinde istirahate çekilmek zorunda kaldı. 1870’te de şöhretinin zirvesindeyken öldü. Mezarı Londra'daki Westminster Kilisesi'nde bulunmaktadır.



Eserleri [değiştir]Bay Pikvik'in Maceraları (1837)

Oliver Twist (1839)

Nicholas Nickelby (1839)

Antikacı Dükkanı (1841)

Bir Noel Şarkısı (1843)

Martin Chuzzlewit (1844)

David Copperfield (1850)

Kasvetli Ev (1853)

Zor Yıllar (1854)

İki Şehrin Hikayesi (1859)

Büyük Umutlar (1861)

Müşterek Dostumuz (1865)

İngiliz bir yazarın biyografisi olan bu madde bir taslaktır. İçeriğini geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz.

amaç ne acaba...

Yaşlandıkca yüz kaslarında kırışıklıkların olabildiğince az olması için yüz kaslarını çalıştırmak için kullanılan bir aparat.